Genel

Eticaret Sitesi açmak mı açmamak mı, işte bütün mesele bu!….

eticaret sitesi açan ve eticaret sitesi açmayan esnaf
Yazar admin

Evet arkadaşlar bugüne kadar eticaret sitesi açıp açmama konusunda onlarca yazı okuduğunuzu zaten tahmin edebiliyorum. Ve benim makalemi bu kadar arka sıralarda olmasına rağmen bulup okuma şansına eriştiyseniz 13 yıllık eticaret tecrübemden çok fazla şeyi olmasa da işin ufak tefek püf noktalarını sizinle paylaşacağım. Bu sayede ücretsiz deneyim kazanan şanslı azınlıktan olacaksınız.

Eticaret sitesi açıp açmamak konusunda ki kararsızlığınızın önüne geçebilmek için öncelikle tam olarak ne yapmak istediğinizi aşağıdaki seçeneklerden seçin, ilgili seçenek sizi bu konuyla alakalı detaylı açıklamama yönlendirecek. Ben 13 yıl boyunca bunların hepsiyle karşılaştım, sizinde eklemek istedikleriniz ve olayın hikayesini anlatan bir yorumunuz olursa bu alana seve seve eklerim, böylece insanları bilgilendirmiş oluruz :

1- Ek gelir olarak mı eticaret yapmak istiyorsunuz?

2- Normal mağazanız var ve buradaki ürünleri eticaret ile internetten mi satmak istiyorsunuz?

3- Mağazanızda ürünlerinizde yok ama teyzenizin halanızın oğlu yada başka birilerinin bu işten iyi para kazandığını duydunuz ve sizde mi kazanmak istiyorsunuz?

4- Bir kaç XML tedarikçisi buldunuz ve ben bu ürünleri kesin satar patlama yaşatırım mı diyorsunuz?

5- Çok boş vaktim var havam olsun birazda namım yürüsün diye mi eticaret yapmak istiyorsunuz?

6- Acil para lazım hemen satış yapıp para kazanmam lazım mı diyorsunuz?

7- Bende Hepsiburada yada teknosa gibi kocaman bir firma olmak istiyorum mu diyorsunuz?

8- Sattığım ürünün internette satışı yok , bir site açıp bunu koysam yedi ceddime yetecek para kazanırım gibi bir düşünceniz mi var?

9- Harika bir fikrim var bunu eticaret ile yapmam lazım diye düşünerek mi eticaret yapmak istiyorsunuz?

 

Ek gelir olarak eticaret yapmak istiyorum!

Ey değerli arkadaşım, bu sektör senin gibi düşünenler yüzünden tuvalet deliğinden daha pis bir hal aldı bunu göremiyor musun? Her ipini koparan her kafasına esip normal gelirine ek olsun diye eticaret yapmak istiyor. Ama yarın beceremediklerinde arkalarında onlarca üzgün müşteri bırakıyorlar ve işin en kötü yanı bu üzgün ve mutsuz müşteriler sektörün büyüklerine sırf bu beceriksizlerin yarattığı kaygılar nedeniyle kaçıyorlar. Buda siz bir süre sonra ciddi manada edindiğiniz tecrübeleri kullanarak asıl işiniz olarak bu tarafa kanalize olduğunuzda bile karşınıza duvar gibi geliyor.

Eğer internetten alışveriş yapıyorsanız şu soruları duymuşsunuzdur,

“Aga, şu siteye bi bak bunlar ürünleri gönderir mi?”

“Abi şuradan birşey alacağım bi baksana güvenilir mi?

“Dostum şu sitede şöyle bir şey gördün ne dersin güvenilir mi?”

Bak bu soruların soruluyor olmasının temel nedeni EK GELİR OLARAK ETİCARET YAPMAK İSTEYEN zümeradır. Eğer bu makaleyi okurken aklından böyle birşey geçiyorsa sana hatırlatayım,

KURAL 1 – Eticaret, ek gelir olması amacıyla yapılabilecek bir iş modeli değildir.

Ne lan bu işportacılık mı? Eskiden dayım devlet dairesindeki işinden çıkınca Ulus köşede çakmak satar gaz doldururdu ek iş olsun diye, sanırım birileri eticareti bu mantıkla inceliyor. Aman diyeyim uzak durun hem bizi yakıyorsunuz hem sektörün geleceğini.

Ek gelir olabilecek şeyler konusunda ufak bir kaç tavsiye, ( şaka değil )

– İç çamaşırı satabilirsiniz  ( benim annem bizi okutmak için yıllarca sattı , güzel para var 😉 )

– Kopça mopça taktıran yerler var, Ankara için Ulus / Suluhanda bulabilirsiniz. Ivır zıvıra kopça takarak para kazanabilirsiniz. Düzgün çalışırsanız düzgün geliriniz olur.

– Pasta yapıp satabilirsiniz. Hem sizin için ek uğraş olur. Özellikle son zamanlarda şeker hamurundan yapılmış şekilli pastalar çok revaçta, bir kursa giderek epey para kaldırabilirsiniz. ( Örn: Casper reklamında pasta yapan yakışıklı pastacı )

– Bir kaç hobi edinip bunlardan meydana getirdiğiniz şeyleri satabilirsiniz. Oymacılık vb gibi.

Ama sakın ek gelir olarak eticaret yapmayın. Toplumsal sağlığımız için bu önemli!!! Yukarıda verdiğim tüyoları artırmak isteyen olursa ( ek gelir için ) seve seve buraya yazabilirim, çünkü bu arkadaşların ek gelir yollarını görmesi ve bu işe girmemesi gerekiyor…

 

2- Normal mağazanız var ve buradaki ürünleri eticaret ile internetten mi satmak istiyorsunuz?

E be abicim, sen bu zamana kadar neredeydin. Yani mağazanda dükkanın önünden adamlar geçecekde içeri gireceklerde pazarlık yapacaklarda alışveriş yapacaklar. Birde veresiyesiydi şuyuydu buyuydu uğraşacaksın. Yani bunca tatavayı kaldıracak bir yaşam temposuna sahipsin ancak eticareti henüz yapmayarak şu meşhur grafikize edilmiş, Peşin veren ve Veresiye veren esnaf görselinde Veresiye veren adamı oynuyorsun. Fazla kazanıyor olman bunu değiştirmez, sen ticaretin gittiği yönü çok acayip ıskalıyorsun.

Korkmana gerek yok, en acilinden bir eticaret sitesi açman gerekiyor. Evet biliyorum Eticaret siteleri biraz pahalı belki yıllık 2-3 bin TL ödeyeceksin. Ancak aylık ortalamaya vurduğunda 250 TL gibi şuan ödediğin kiranın yanında komik bir rakam ödeyerek 78 Milyon insana ulaşma imkanın olacak.

Şuan yapman gereken ( çok fazla gezmeden ) 2-3 eticaret firmasından demo alıp incelemek ve aman diyim satış ekibinin pohohlamalarına bakmadan ürünlerini ekleyip çıkarıp işine yarayıp yaramadığına karar vermen.

Şimdiden hayırlı olsun!

Görsel için Hüseyin arkadaşımıza teşekkürler 😉

eticaret sitesi açan ve eticaret sitesi açmayan esnaf

 

3- Mağazanızda ürünlerinizde yok ama teyzenizin halanızın oğlu yada başka birilerinin bu işten iyi para kazandığını duydunuz ve sizde mi kazanmak istiyorsunuz?

Güzel kardeşim, canım arkadaşım anlıyorum para kazanmak istiyorsun. Para tatlıdır, kim sevmez. Dünyada paran varsa derdin olmaz ama gel görki öyle birileri yaptığı için bir işe girilseydi neler neler değişirdi hayatımızda. Bu örneklemeye hayatımdan bir çok kesit sunabilirim. Esasen ben işsiz güçsüz, tembel, totosunu yerinden kaldıramayacak kadar ağır kanlı bir adamım. Lakin gelin görün iş internete gelince kafamın içindeki cihaz sanki farklı bir boyutta işliyor. Hal böyle olunca, eticarete girdikten sonra alınan evler arabalar falan milletin gözüne gökten inmiş yada ben ağaçtan topluyormuşum hissi uyandırıyordu. 2-3 yıl sonra akraba ziyaretlerinde şu sorularla muhatap olmaya başlamıştım. “Bizim oğlan işsiz ona da senin gibi bir site açsak da para kazansa, bize nasıl yapıldığını anlatsana…”

Yani birileri para kazanıyor olabilir ama Allah aşkına yani onun kazanıyor olması yada onun başarılı olması seninde başarılı olacağın anlamına gelebilir mi? Böyle bir düz mantık nerede var.

Diyelim ki bu işe para yatırdın, bir site açtın tedarikçiler buldun vs vs. Ama iş burada bitmiyor ki. Bir çağrı merkezi, ürünlerin hızlı gönderimi, gönderim sonrası müşteri hizmetleri….

Liste uzadıkça uzuyor.

Ama sen 3-4 ay içerisinde ayda 10000000000 TL ciro yapamadığın için sıkılmış olacak ve yaptığın 2-3 satışla mağdur ettiğin ( 90%sini mağdur ederler) müşterileri hepsiburada gibi devlerin kucağına tekrar gelmemek üzere itmiş olacaksın.

Bu yüzden bu düşünceyle hareket etme böyle bir eticaret mantığı yok!!!!!

 

4- Bir kaç XML tedarikçisi buldunuz ve ben bu ürünleri kesin satar patlama yaşatırım mı diyorsunuz?

Bir an için ciddi ciddi soruyu okuyorum diyorum içimden bi gülme geliyor okuyamıyorum dersem inanır mısınız?

Ey benim güzel ve okumayı seven arkadaşım bak 4. madde olmuş halen okuyorsun ne güzel birşey okumak. Sen şimdi XML tedarikçisi buldun ve bunların ürünlerini satacaksın öyle mi?

Peki bu adam yani sana XML ni veren adam kim bi bak…

Ya sektörün en zengin esnafı seni …ne takmaz. Yada çok kurumsal bir firma adamın sana verdiği fiyata zaten gidip internetten alabilirsin o ürünleri. Sana derken, yeni başlayanlara tabiki. Eğer 100bin TL çek verirsen yada peşin bilmem ne kadar mal çekersen iskonton değişecektir.

Kısacası XML buldum buradaki ürünleri satayım gibi bir mantık yok (yani aslında var ama zamanla zihinizde yok olacağından emin olabilirsiniz). Elinizde olmayan ürünü satmak Eticaret için mayın tarlasında yürümeye benzer. Örneğin senaryolaştıralım;

– Müşteri sipariş verdi fiyatınız da gayet uygun (uygun olmayabilir de ) sizde büyük bir iştahla satışı yaptığınız için tedarikçinize sipariş geçiyorsunuz. Ama o da ne ???? Tedarikçi yanlış stok girmiş ve o ürün elinde yokmuş. Bu sorun küçükken yaşayacağınız sorunların ilkidir ve hep yaşarsınız büyüsenizde böyledir. O müşteri artık sittin sene (60 sene) sizden alışveriş yapmaz.

– Müşteri siparişi verdi üründe tedarikçi de mevcut ancak gelin görünki, tedarikçi ürünün fiyatını yanlış girdiğini farketti ve “yav arkadaş kusura bakma bu ürünün fiyat xx değil xxx olması lazımmış” , babasının oğlu olmadığın içinde yeni fiyatı ödemeni isteyecek. Buyrun efendiler cenaze namazına….

Hal böyle olunca XML’i yekpare eticaretin olmazsa olmazı görüp onunla eticaret yapacağınızı sanmak. Elin … ile gerdeğe girdikten sonra çocuğun size ait olmasını beklemek kadar saçmadır. Evet kabul ediyorum XML hayat kurtarıcı derecede kolaylıklar sunar ve işlerinizi zaman zaman ve genelde kolaylaştırır ancak bu işe girmeniz için XMLin olması yeterli değil !!!

 

5- Çok boş vaktim var havam olsun birazda namım yürüsün diye mi eticaret yapmak istiyorsunuz?

Enteresan bir bakış açısı, başlık saçma olsa da bu tür insanların sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Çünkü adamın haybeye eticaret yaptığını biliyor olması onun sadece egosunu tatmin amacı taşıyor. Bu başlık eğer seni tanımlıyorsa konuyu biraz derinlemesine irdeleme zamanı gelmiştir. Şu soruları sorup cevaplarını vererek ( sizde yorumlarınızla cevaplar ekleyebilirsiniz ) sanıyorum daha pürüzsüz bir bakış açısı elde edebiliriz.

– Eticaret bir hobi olarak yapılabilir mi?

– Ticaret bir boş vakit aktivitesi olabilir mi?

– Soru: Gerçekten eticaret yaparak nam yada ün kazanabilir mi?

Cevap: Şuana kadar bir eticaret sitesi kurup da meşhur olmuş, tüm medyanın tanıdığı yada en azından kendi köyünün bile tanıdığı bir adama rastlamadım. Eticaret sitesi sahipleri genelde gizli kahramanlardır. Yani bu her ne kadar havalı bir iş olsa da aslında “çok gizli tutulması gereken bir kimliğin var” havası taşırsın. Bugün en meşhur 20 eticaret sitesini saysanız kaçının direkt sahibi yada ceosunun adını bilebilirsiniz? Lütfen eticaret konseferanslarına zırt pırt katılan, büyük övgülerle lanse edilen ve tek yaptıklarının milyonlarca liralık reklam bütçelerini harcamak olan 3-4 zübbe herifi saymadan düşünün. Bakın gördünüz mü, aslında çok da nam yapamıyorsunuz. Tabi egonuzu tatmin için Advertorial reklam vermeyeceksiniz. Artık Kayserili müteahhitler bile Advertorial verdiği için epey kepaze bir hal aldı bu sistem. Dolayısıyla bir eticaret sitesinin sahibi olarak nam yapılması söz konusu değil!!!

– Kimler eticaret yaparak nam kazanmış?

Çok harika bir fikir, buna ilave harika tasarlanmış bir yazılım ve hepsiyle birlikte arka planda güçlü bir maddi alt yapı ile birlikte ortaya çıkanlar genelde bu şekilde nam kazanıyorlar. Şu eticaret seminerlerinde konuşan ZÜPPEleri buna örnek olarak verebiliriz. Sakın kıskandığımı düşünmeyin, sadece tavırları (birebir konferanslarda gördüğüm için) züppevari. Gerçi o kadar para bende olsa bende aynısı olurdum sanırım.

Özetle, çok paran, harika bir fikrin ve güçlü bir yazılımın yoksa fıs olur gider paran patar ve nam kazanamazsın. Bunun yüzlerce örneği var ama en bilindik örneği (çoktan unutmuşsunuzdur )

bastirgelsin.com

İlgili alan adının sahibinin çok parası vardı, ama sağlam bir yazılımı ve güçlü bir ekibi yoktu, mortingen şıvayzen oldu ve kendisini gördüğünüz üzere rahmetle yad ediyoruz.

6- Acil para lazım hemen satış yapıp para kazanmam lazım mı diyorsunuz?

Evet çok acil paraya ihtiyacı olan insanların hemen ufak tefek internetten birşeyler satarak düze çıkmak istediklerine çok ama çok defa şahit oldum. Zaten herkesin derdi kısa yoldan uğraşmadan köşeyi dönmek değil mi?

Böyle bir şey mümkün mü diye soracak olursanız yani, hemen satış yapıp para kazanabilir misiniz? Bu biraz şans işi diyebilirim, piyango size çıkabilirde çıkmayabilir de. Ama şu günler ( yıl 2016 ) bu şans trilyarda (öyle bir ifade biçimi varsa) 1 !

Güzel bir örnek vereyim,

Yıl 2008 eticarette at koşturuyoruz, bizim birader bende bir oyuncakcı sitesi açayım dedi. Harbiden güzel fikirdi… Güzel bir yazılım bulduk, ödeme modulleri falan filan entegre ettik. Site 2. günün reklam olmadan satış yaptı. Oyunca laptop kelimesinde google sıralaması 1. sayfa 2.sıra olmuş. Ertesi gün birtane daha, derken epey bi sipariş gelmeye başladı.

Bu zırtapoz biraz boşladı, ertesi gün ürün temini bir sonraki gün kargolama falan filan yani neticede site kapandı gitti. Ama adwordse çuval çuval para taşıyan kamyonları olan biri olarak insanın zoruna gitmiyor değil böyle şeyler 🙂

Ama hayatın gerçeklerine baktığınızda artık 9839283 adet adwords reklamı çıkan arkadaş var. Köşedeki kunduracı Ahmet amcanız bile adwords kullanıyor ve öyle eskisi gibi pat diye yukarıda çıkmıyorsunuz arama sonuçlarında. Yani böyle düşünüyorsanız şimdiden Allah geride bıraktıklarınıza sabır ve sıhhat versin. ( müşterileri kastediyorum )

7- Bende Hepsiburada yada teknosa gibi kocaman bir firma olmak istiyorum mu diyorsunuz?

Bu makaleyi yazmayı düşündüğüm ilk günlerde bende bir zamanlar böyle düşünüyorum diye aklıma geldi ve hoşuma gitmişti. Arkadaşlar büyümeyi istemek güzeldir, hedefiniz ne kadar büyük olursa sarfedeceğiniz gayrette o kadar çok olacaktır. Günün birinde sarfettiğiniz çaba ve emeklerle alakalı geriye dönüp baktığınızda pişman olmazsınız ama önünüze döndüğünüzde o kadar da büyük olmadığınızı görebilirsiniz.

Herkes bu kadar büyük bir firmanın sahibi olmayı hayal eder ve bu güzel bir hayal ama neresinden tutarsanız elinize bir keşke yapışır.

Bizim yani bu makaleyi okuyan küçük ve orta halli esnafın büyümemesi adına önümüze o kadar çok engel ve taş dizmişlerki inanın hayretler içerisinde, ağzı açık şapşal bir adam gibi bazen sadece düşünmekle 1-2 saatimi geçirebiliyorum.

Bu sonuna geldiği markayı alıp götüren SA eki yada zürriyet gibi gazetesi olan Şahinden bozma arkadaşların sahip oldukları sitelere yaptıkları yatırımların zerresini biz yapamayız. Ne varki onlara tanınan muafiyetlerin zerresi de bize tanınmıyor.

Örneğin, küçük esnaf için ( günlük 500-1000 tl satış yapan ) Belediye , Vergi dairesi, SGK, Ticaret odası yada Esnaf odası aç kaplan gibi başında bekler ki, büyümesin hep emrimizde kalsın bize para ödesin ve dişlilerimiz dönsün. Yani daha öncede dem vurmuştum, Damga vergisi diye bir vergi uydurmuşlar, bu vergi de vergiye bastıkları damga için tahsil ediliyor, gelin görün ortada damga yok. Mesela hiç unutmuyorum bir ay Sıfır KDV beyan edeceğiz maksat gırgır olsun gelir giderleri dengeledik, pat 20 TL damga vergisi, hele birde KDV 1 ve KDV 2 gönderiyorsunuz 40 TL ediyor. Bize böyle olmuştu…

Sonra belediye, önce işyeri açma ruhsatı satmak için zabıtasını gönderir, sonra belediye vergi levhası diye UYDURDUKLARI bir şey getirirler. Yani işin garip tarafı vergi ödemek için sisteme kayıt olmak adına yine sizden PARA ALIYORLAR! bu kadar abes bir iş olabilir mi? Lan zaten ben vergiye tabiim derseniz de kabul etmiyorlar “olmaz bu ayrı vergi”. Tamam AMK (açık mert ve korkusuzca) ödeyelim diyene kadar da haftada bir ziyaret ediyorlar.

Sonra esnaf yada ticaret odası tepenize biniyor, sanki çok lazımlarmış sanki evrak vermekten başka bir .oka yarıyorlarmış gibi (tabi bu üst düzey kaymak tabakaya yaptıkları iyilikleri ve ceplerine her ay soktukları 20-30bin tl maaşlarını saymazsak) her 6 ayda bir para istiyor. “Lan olum eşkıyamısınız siz” diyesi geliyor insanında sonra bir savcı falan okur allah korusun neme lazım diyip susuyor işte.

Birde aymazlığa bakın, işçi çalıştıracaksın ama Ticaret yada esnaf odasına kayıtlı değilsen SGK kaydını yapmıyor. “Lanet olsun” deyip kayıt açtırdığında da adamlar vergiye kaydını esas alıp birde ceza kesiyorlar sen bugüne kadar nerdeydin diye….

İnsanın yine “Topunuzun kökü cehenneme” diyesi geliyor ama demiyor… yazık….

Vel hasıl, abicim adam büyümesin diye akbabalar gibi (soyları tükenmekte ve bilinç uyandırmak için akbabayı seçtim) etrafında uçan, köpek balıkları gibi ( asil oldukları için bu hayvanı seçtim) etrafındaki suda dolanan arkadaşlarımız işleri gayet güzel yapıyorlar.

Sonra Devlet adını verdiğimiz o herkese adil olması gereken yapı eline pankart alıp Gezi denen lanet ayaklanmaya katılan bilmem neremin başı firmasının (firmanın adını google de arattım ama bulamadım hatırlayan olursa yazarsa düzeltirim) sahibine geri ödemesiz teşvik veriyor.

SAÇMALIĞIN DİK ALASI !

Sen şimdi bu ortamda büyüyeceksin öyle mi? Yani işte o kadar zor ki nasıl anlatsam her kelime boğazımdan dilime gelince filitreye takılıp tekrar aşağı iniyor.

Amma velakin, işte büyümek bir hepsiburada olmak çok ama çok zor. Hele bu hepsiburada yokmu, şimdi baktı millet eticaret sitesi açıyor, “lan ne yapsam ne etsemde bu satışlardan da para kazansam” diye düşünmüş olacakki pazaryeri sistemi getirdi. Bu sisteme başka bir yazımda uzun uzadıya değineceğim velakin adamların yaptıklarını biz hayal edemiyoruz, bunu da not etmekte fayda var!!!

 

8- Sattığım ürünün internette satışı yok , bir site açıp bunu koysam yedi ceddime yetecek para kazanırım gibi bir düşünceniz mi var?

Evet bu gayet güzel bir seçenek, eğer satış kapasiteniz (yani pazarlama yetisi) ve size yardımcı olabilecek, elinizden tutup yanlışlara düşmeden doğru yolda ilerlemenizi sağlayabilecek bir kişi varsa yol almanız muhtemeldir. Ne varki bu ürünün internet üzerinden satınalınabilirliğini bir şekilde test etmelisiniz.

Yani at nalını da internette kimse satmıyor ancak ata binen bir adamın internetten at nalı alması ( sallıyorum belki de alıyorlardır ) pek muhtemel değil, muhtemel olsa bile hitap ettiği kitle ata binecek ve hatta kendi at çiftliği olacak kadar parası olanlar olacaktır. Dolayısıyla toplumun ufak bir kesimine hitap edecektir. Şöyle bir değerlendirme ile yola çıkılırsa ve burada artı ve eksilere karar vermek size kalıyor, bu ürünü satarak para kazanmamanız için hiçbir neden yok. Unutmayın sahte kızlık zarı bile satılıyor ve epey talep görüyor 🙂

– Ürünün hedef kitlesi kim

– Ürünün hedef kitlesi yaş grubu nedir

– Ürünün hedef kitlesinin ortalama geliri

– Ürünün hedef kitlesi bu ürüne ne sıklıkla ihtiyaç duyabilir

– Ürünün hedef kitlesi internet kullanır mı

 

Bu sorulara vereceğiniz cevaplar sizi başarıya ulaştıracaktır diye düşünüyorum.

İnternette halen BAKİR alanlar var ve bu alanlar sizin onların ırzına geçmeniz için ( biraz yakışıksız bir şey oldu ama ) bekliyorlar. Bunu bulun, değerlendirin ve sizi de kücük ve orta ölçekli internet esnafı arasında görelim 😉

9- Harika bir fikrim var bunu eticaret ile yapmam lazım diye düşünerek mi eticaret yapmak istiyorsunuz?

Genelde eticaretle alakalı fikirler önceden değil, sonradan gelir. Yani önce eticaret yapmak istenir sonra hrika olduğu düşünülen bir fikir akla gelir. Ama genelde öyle olmaz, siz ilk fikir aklınıza geldiğinde şöyle hissedebilirsiniz

Ama durum her zaman böyle olmayabilir. Lütfen önce sakince düşünün ve gerçekçi olmaya özen gösterin. Amacınız her zaman yapabildiğiniz şeyi 2-3 katı daha iyi yapabilmek olsun ve şu soruya cevap arayın, “başkası bunu yapıyor olsaydı ben alır mıydım?” cevabınız sizin için evetse bile bir kaç kişiye bu işe gireceğinizi söylemeden ve çaktırmadan sorun. Cevaplar yine evetse sizin için tünelin dışındaki o parlaklık bir çıkış olabilir.

Ve en önemlisi bu fikrinizi şu şekilde sulandırmayın:

“Ahmet abi ben olsam alırım dedi, elde var 1 müşteri!”

Bu hayatınızda yapabileceğini en aptalca hatalardan biridir! Eşten, dosttan ve akrabadan müşteri olmaz. Olsada ananızı ağlatırlar. Onlar şu şekilde düşünmezler => yeni bir iş kurmuşsunuz 1 fiyatını ödemek yerine 2 fiyatını ödeyeyim de biraz para kazansın eşim, dostum, akrabam.

Fikrinizi sulandırmayın ve adım adım ilerleyin. Rica ediyorum fikir ve hayallerinizden vazgeçmeyin çünkü onlar sizin en değerli şeyleriniz. Ve asla ama asla size birşeyin nasıl yapılamayacağını anlatan insanlarla muhatap olmayın ( en azından işinizle alakalı ).

 

Bu makaleme ait konu başlıklarını bulmak ve yazısını tamamlamak epey vaktimi aldı lakin, buradaki maddelerden herhangi biri nedeniyle eticaret sitesi açmaya karar verdiyseniz , hangi eticaret yazılımını seçmeniz gerektiği konusunda da bir makale yazacağım, takipte olursanız epey istifade edeceğinizi düşündüğüm bilgileri paylaşacağım.

Yazar Hakkında

admin

7 Yorum

  • MERHABALAR, öncelikle bu makaleyi yazdığınız için size çok teşekkür ediyorum …çünkü e-ticaret ile ilgili beynim o kadar çok yoruldu ki neredeyse psikolojim bozuluyordu sizin makalenizi okuyana dek..benimde arzu ettiğim çılgın bir fikir yada çok parlak bir ürün ile bu dünyaya atılmak idi ancak hata yapmamak adına çok iyi analiz etmem gerekiyordu..makalenizde özellikle vergi zorluklarını anlattığınızda çok doğru bir makaleyi okuduğumun farkına vardım ..çok hevesli idim ve inanmıştım bir nebze başarılı olacağıma..ben çok küçük sermaye yada işin minimal tarafından deneme amacı ile başlamayı düşünüyordum (makaleyi )okumadan önce..ticarette bildiğim tek bir şey var oda her işin kaymağını 3-5 baba yer..çok kararsızdım ve kararımı verdim ..VAZGEÇTİM… TEKRAR TEŞEKKÜRLER…YAZILARNIZDA BAŞARILAR

    • Ben bu yazıyı vazgeçmeniz için değil aslında işin zorluklarını görerek daha fazla asılmanızı sağlamak için yazdım. Amacımız kapitalizm kalesi olan büyük mağazaların dişlileri arasından sıyrılmak. Bunu sabır, azim ve çok çalışma ile başarabilirsiniz.

  • bende de tam tersi oldu, e-ticaret yapacagım. bizim buralarda dükkan kirası çok pahalı. çin sitelerinden ürün alıp, türkiyede satış yapmak hedefim. inşallah uğur getirir bu yazınız bizlere 🙂 iyi çalışmalr

  • ulan gerizekalı ”gezi denen lanet ayaklanma” dediğin şey senin bahsettiğin haksızlıklara eşkiyalıklara yolsuzluklara karşı yapıldı. hem burda haksız vergilere devletin eşkiyalıklarına isyan ediyorsun hemde gezide senin hakkını korumaya çalışan demokratik halk ayaklanmasına laf atıyorsun ne tezatlık bu. daha doğrusu MALLIK diyelim.

    • Yav işte sorunda burada, abicim bu ülkede faizler 5 lere inmişti biliyorsun değil mi? Yani 1000 TL için bir yıl sonra 1050 TL ödeyerek kredi çekebiliyordun. Şimdi 1200 TL den fazla ödemen gerekiyor… neyse bunun diğer mevzuularını tartışmayacağım ama ben kendimi bu konuda sonuna kadar haklı görüyorum.

  • Gezi demokratik halk ayaklanması fln değildi zırvalamayı kes!!! Demokratik halk ayaklanmasına bakın hele ayaklanmayı durdurmak için 3. köprü yapılmasın, 3. havaalanı inşaa edilmesin gibi gibi ülkenin gelişmesini sağlayacak ne varsa karşı çıktılar. Bi de hakarette bulunuyor zırtapoz! Bugün 3. havaalanı yüzünden AB nin özellikle de Almanya ekibinin etekleri zil çalıyor ABD ve İng 3. havaalanının yükselişini engellemek için gölge düşürmek için telefon dışı elektronik aletle uçağa binmeyi yasaklıyor neymişşş güvenlik gerekçesi varmış. Biz de burda senin gibi cahil cühelaya laf anlatıyoruz!

Yorum Yap